Küresel ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik gerilimler, merkez bankalarının rezerv stratejilerinde altını ön plana çıkarıyor. Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) gerçekleştirdiği “2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması”, birçok ülkenin rezervlerini daha fazla altınla güçlendirmeye hazırlandığını ortaya koydu.
Araştırmaya katılan rezerv yöneticilerinin yüzde 89’u, önümüzdeki 12 ay içinde dünya genelindeki merkez bankalarının altın rezervlerinin artacağını öngörürken, yüzde 45’i kendi merkez bankalarının da altın alımında bulunmayı planladığını belirtti. Bu oran, araştırmanın tarihindeki en yüksek seviye olarak kaydedildi.
Merkez bankalarının yüzde 93’ü şu anda altın rezervine sahip. Geçen yıl bu oran yüzde 81 olarak kaydedilmişti. Altın, merkez bankalarının rezerv varlıkları arasında en stratejik konuma gelmiş durumda.
Katılımcılar, altını tercih etmelerinin en önemli sebebi olarak kriz dönemlerinde gösterdiği güçlü performansı öne çıkardılar. Ayrıca, uzun vadeli değer saklama özelliği, yüksek likiditesi ve portföy çeşitlendirmesine katkısı da dikkate değer faktörler arasında yer aldı.
Merkez bankaları, yalnızca altın miktarını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda rezervlerini sakladıkları alanları da çeşitlendiriyor. Araştırmaya göre, son bir yıl içinde katılımcıların yüzde 9’u yurt içindeki depolama kapasitesini artırdı, yüzde 10’u ise yurt dışındaki saklama merkezlerini çeşitlendirdi.
Yurt dışındaki altın rezervlerinin saklanmasında en çok tercih edilen kurum, yüzde 57 ile İngiltere Merkez Bankası olurken, yurt içi depolama seçeneği yüzde 49 ile ikinci sırada yer aldı.
Araştırmada dikkat çeken bir başka bulgu, rezervlerin bileşimiyle ilgili beklentiler oldu. Katılımcıların yüzde 74’ü, ABD dolarının küresel rezervler içindeki payının önümüzdeki beş yılda düşeceğini öngördü.
Dünya Altın Konseyi Asya Pasifik (Çin hariç) Bölge Başkanı ve Küresel Merkez Bankaları Başkanı Shaokai Fan, merkez bankalarının son dört yılda yılda ortalama 1.000 tonun üzerinde altın satın aldığını belirtti. Fan, enflasyon, faiz politikaları ve jeopolitik risklerin rezerv yönetiminde belirleyici rol oynamaya devam ettiğini ifade ederek, merkez bankalarının kasalarında altının stratejik önemini uzun süre koruyacağını vurguladı.

