Kastamonu’da tıbbi ve aromatik bitkiler arasında yer alan salep üretimi devam ediyor. Doğadan toplanması yasak olan salep, kontrollü üretimle tarlalarda yetiştiriliyor. Bu bitki, yüksek ekonomik değeri ve zorlu üretim süreci ile dikkat çekiyor. İl genelinde 25 dekarlık alanda salep hasadı başlamış durumda.
Salep, endemik bir tür olarak doğadan kontrolsüz şekilde toplanamıyor. Bu nedenle Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklediği projelerle üretim alanlarına aktarılmıştır. “Doğadan Toplama Değil, Tarlada Salep Yetiştiriciliği” projesi çerçevesinde Kastamonu’da 47 üretici kontrollü şekilde salep yetiştiriyor.
Hasadın başlamasıyla birlikte ürün, hem iç piyasada hem de sanayi kullanımında yüksek talep görüyor. Kurutulmuş salebin kilogram fiyatının 13 bin TL’ye kadar çıktığı, yaş ürünün ise 2 ila 3 bin TL arasında alıcı bulduğu belirtiliyor. Salep, özellikle dondurma, ilaç sanayi ve çeşitli gıda ürünlerinde yoğun olarak kullanılıyor.
Kastamonu’nun Kayı köyünde üretim yapan Ziraat Mühendisi Ferdi Doğdu, bu yıl hasadın verimli geçtiğini ancak üretimi artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Mevcut alanların genişletilmesi ve salep yetiştiriciliğinin bölgede yaygınlaştırılması için çalışmalar sürdürülüyor.
Üreticiler, son yıllarda kuraklık ve düzensiz yağışların verim üzerinde olumsuz etkisi olduğunu, bu yıl artan yağışların ise durumu olumlu yönde etkilediğini aktardı. Salep bitkisi suyu seven ama aşırı su birikimini sevmeyen hassas bir yapıya sahip. Bu nedenle üretim alanlarında özel drenaj sistemleri kullanıldığı belirtiliyor.
Mevcut koşullarda bir dönüm araziden 200 ila 250 kilogram arasında ürün elde edildiği, hedefin ise bu verimi 400 kilograma çıkarmak olduğu ifade ediliyor. Elde edilen ürünlerin bir kısmı yeniden tohumluk olarak kullanılmakta ve üretim alanları bu yöntemle genişletilmektedir.
Salebin doğadan toplanması yasak olduğuna vurgu yapılırken, üretimin tamamen devlet denetiminde ve faturalı bir şekilde gerçekleştirildiği belirtildi. Yetkililer, kontrolsüz toplamanın doğadaki salep popülasyonunu tehdit ettiğini, bu nedenle tarla üretiminin teşvik edildiğini ifade ediyor.
