Son yıllarda kuraklık ve aşırı sıcakların tarımsal üretimi olumsuz etkilediği Trakya bölgesinde, bu sezon düzenli yağışlar çiftçilerin umutlarını artırdı. Edirne, buğday üretiminde önemli bir yere sahip ve kış ile ilkbahar boyunca alınan yağışlar, hem ürün gelişimini destekledi hem de su kaynaklarını yeniden doldurdu. Ancak, üreticiler, maliyet artışlarına rağmen açıklanan buğday fiyatlarının yetersiz olduğunu düşünüyor.
Edirne’de son iki yılda yaşanan kuraklık, buğday üretiminde ciddi verim kayıplarına neden olmuştu. Üreticiler, birçok bölgede tohumlarını kuru toprağa ekmek zorunda kalmış ve iklim kaynaklı sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmışlardı. Bu yıl ise durum farklı. Ekim ayından Şubat ayına kadar bölgeye yaklaşık 450 kilogram yağış düştü, bu da ekili alanları ve su kaynaklarını olumlu yönde etkiledi. Meriç ve Tunca nehirlerinde su seviyeleri yükselirken, barajlardaki doluluk oranları da dikkate değer seviyelere ulaştı.
Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, yağışların üreticiler için büyük bir avantaj sağladığını belirtti. Uzun bir aradan sonra kış yağışlarının bu kadar güçlü olduğunu ifade eden Arabacı, ilkbahar yağışlarının da ürün gelişimini desteklediğini vurguladı. Ancak, yağışların bazı riskleri de beraberinde getirdiğini, özellikle mantar kaynaklı hastalıkların bazı tarlalarda etkili olduğunu kaydetti.
Buğday tarlalarında hastalık ve boş başak oluşumları gözlemlendiğini belirten Arabacı, son dönemde etkili olan sisin tane dolum sürecini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Yine de, genel tabloya bakıldığında son 5-6 yılın en olumlu üretim sezonlarından birinin yaşandığı ifade ediliyor ve geçmiş yıllara göre daha yüksek verim bekleniyor.
Ancak, çiftçilerin en büyük kaygısı ürün fiyatları. Arabacı, maliyet hesaplarının geleneksel olarak dekara ortalama 400 kilogram verim üzerinden yapıldığını belirtti ve bu yıl 500 kilogramlık bir ortalama verim elde edilse bile mevcut fiyatların üreticinin maliyetlerini karşılamasının zor olduğunu savundu. Hasat öncesinde kesin verim rakamlarının belirlenmediğini hatırlatan Arabacı, açıklanan buğday fiyatlarının beklentilerin altında kaldığını ifade etti.
Ziraat Odası’nın maliyet çalışmalarına da değinen Arabacı, buğday ekim döneminden bu yana üretim maliyetlerinde yaklaşık yüzde 40’lık bir artış yaşandığını belirtti. Mazot ve gübre gibi temel girdilerde yıllık bazda yüzde 70’e varan artışlar görüldüğünü vurgulayan Arabacı, buna karşın buğday alım fiyatındaki artışın sadece yüzde 22 seviyesinde kaldığını söyledi. Üreticinin gelir-gider dengesinin bozulduğunu savunan Arabacı, çiftçilerin ailesinin geçimini sağlamasının ve gelecek sezon için üretime devam etmesinin her geçen gün zorlaştığını dile getirdi.
Üreticiler, açıklanan ton başına fiyatın yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor. Fiyat revizyonu mümkün olmazsa, dekar başına verilen destek miktarının artırılması gerektiği vurgulanıyor. Arabacı, kilogram bazlı destekleme modeline dönülmesinin üreticiler açısından daha faydalı olacağına dikkat çekti.
